Galatasaray, İsrail’de

29 Temmuz, 2009 Yorum Yok »

Aslan Perşembe günü eski adı ile UEFA yeni adı ile Avrupa liginde ki 56. Sınavına çıkacak. Rakip İsrail temsilcisi Maccabi Netanya, Galatasaray tarihinde ilk defa bir İsrail takımına karşı mücadele verecek. Daha önce Türk takımları İsrail temsilcilerine karşı Avrupa da başarılı bir istatistik ortaya koydu. Açıkçası Perşembe günüde Galatasaray bu geleneği bozmayacaktır. Rakip Avrupa kupalarında deneyimsiz bir takım. Bu maç Netanya’nın Avrupa kupalarında ki 9. maçı. Üstelik bu kez karşılarında Avrupa fatihi bir takım var. Açıkçası çok büyük bir şanslarının olmadığını kendileri de biliyordur. Aslan hem deplasmanda hem de iç saha da tecrübesini ve klasını sahaya yansıtıp her iki maçı da zorlanmadan alacaktır. Zaten teknik direktör Frank Rejkaard da yaptığı açıklamada, her iki maçı da çok ciddiye alarak sahaya çıkacaklarını ve herhangi bir sürpriz yaşanmadan turu geçeceklerini düşündüğünü söyledi. Zaten aksini düşünmek Galatasaray gibi büyük bir camiaya yakışmaz.

Galatasaray’ın maç öncesi en büyük sıkıntısı, henüz takımın birbirine ısınamaması gerçeği. Bu durum Aslanı her ne kadar zayıf kılsa da Galatasaray sadece bireysel bir futbolla dahi bu maçı kazanabilecek güce sahip. Zaten F. Rejkaard ın en önemli özelliği, hiç kuşkusuz bir biri ile makine dişlisi ahengi ile hareket eden bir takım yaratabilme gücüdür. Zaman geçtikçe düzenin de oturtulmasıyla Aslan böyle bir yapıya kavuşacaktır. Önemli olan bu zaman diliminde sürprizlerin yaşanmaması. Şahsen kötü bir senaryonun yaşanmayacağına eminim. İşler ne kadar kötü giderse gitsin, mutlaka bir star çıkıp sazı eline alır ve arzu edilen skora bizi taşır.

Her ne kadar maç rakip sahada oynansa da Galatasaray’ın Türkiye’ye mutlak bir zaferle döneceği kanısındayım. İsrail de alınacak güzel bir skor, oynanacak güzel bir futbol hem tur için hem de gelecek için futbolcuları ve camiayı umutlandıracak ve böylelikle arzu edilen yolda doğru adımların atıldığı kamuoyu tarafından görülecektir. Allah korusun olası bir yenilgi veya beraberlik Aslanı derinden yaralamaz ama prestijini sarsar. Eğer ilerdeki rakiplerin kendilerinden korkmasını istiyorlarsa sadece evinde yapılan maçları kazanmak yetmez. Deplasmanda alınacak galibiyetler, her zaman olası rakiplerin moralini bozar.

Eminim ki Frank Rejkaard bu olgunun bilincindedir. Zaten söylemleri de bu gerçeğin bilincinde olduğunu ispatlar nitelikte. Günümüz futbolunda büyük takım, küçük takım olgusu ortadan kalkmış durumda sahaya çıkıp canını, kanını ortaya koyan takım, hele de bir de günün de ise maçı lehine bir skor ile tamamlayabiliyor. Futbolun bu denli yoğun yaşandığı ülkemizde Galatasaraylı futbolcuların bu durumun bilinci ile hareket edip İsrail den çok güzel bir sonuçla Türkiye’ye döneceği kanısındayım. Bir şeyden emin olsunlar ki Türkiye’ye döndüklerinde Apron da onları yüzlerce futbol sever bağrına basacaktır. Tıpkı milyonlarca sarı kırmızılı taraftar gibi.

Galatasaray – Maccabi Netanya maçı

25 Temmuz, 2009 Yorum Yok »

Avrupa liginde 3. Ön eleme turunda Galatasaray’ ın rakibi belli oldu. İsrail temsilcisi Maccabi Netanya. 30 temmuz 2009 da gerçekleşecek maça altı gün kalmışken rakibi mercek altına aldığımda karşıma çok mütevazi bir takım çıktı. Galatasaray ile mental açıdan savaşamayacak güçsüz ve deneyim fakiri bir rakip var karşımızda açıkçası her ne kadar böyle rakipleri Galatasaray’a yakıştıramasam da futbolda ki en büyük hatanın da yaşanmasından korkmuyor da değilim. “ futbol da rakibin küçüğü büyüğü olmaz” özellikle gelişen ve değişen futbol anlayışında en güçsüz rakibin bile sürpriz sonuçların altına imzalarını attıklarını yaşadık. Açıkçası Galatasaray, Netanya maçında böyle bir sürprizin gerçekleşmesine ihtimal vermiyorum. Rakip bugüne kadar Avrupa da toplam 8 maçda yer almış üstelik bu kez ki rakipleri kupa sahibi bir ekip. Eminim ki Netanyalı futbolcular önümüzde ki altı gün boyunca bu kabusu görecekler ve Galatasaray ile oynayacakları iki eleme maçının ardından gelecek sezon Avrupa da mücadele edebilmek için ter dökmeye devam edecekler. Aklıma takılan bir diğer nokta ise saha içerisinde şanslı olacak birkaç Netanyalı futbolcu ile ilgili acaba hangi şanslı kişiler Milan Baros ile Arda Turan’ ın formalarına sahip olacak. Bakalım yaşayıp göreceğiz…

Fenerbahçe’ de transfer bombaları ardı ardına patladı

24 Temmuz, 2009 Yorum Yok »

Bu yazıyı silin ve reklam kodunuzu yapıştırın

http://www.neyazsak.com/wp-content/uploads/2009/07/fenerbahce-150x150.jpg

2009 – 2010 sezonunda dış transferin suskun takımı Fenerbahçe yaptığı transfer hamlesi ile taraftarını umutlandırdı. Brezilya nın Corinthians takımında forma giyen iki genç yeteneği kadrosuna dahil eden Fenerbahçe Spor Kulübü büyük bir ihtimalle yabancı transferine de son noktayı koydu.  Andre Dos Santos ve Christian Oliveria’yla resmi sözleşme imzalayan sarı lacivertli kulüp gizlilik içerisinde yürüttüğü transfer harekatını başarı ile tamamladı. Şimdi ki soru ise şu; “Acaba brezilyalılar takıma nasıl bir güç katacak? “ Brezilya ligini yakından takip eden biri olarak izlenimlerim karamsarlıktan uzak. Gerek Dos Santos gerekse de Oliveria yerinde transferler olduklarını en kısa zamanda ispatlayıp hak ettikleri değeri camia dan göreceklerdir. Özellikle defans ile orta sağa bloğunda Oliveria çok başarılı işlere imza atacağı kanısındayım. Mehmet Aurelio’ dan sonra bir düşüş yaşayan orta sahaya can verip veremeyeceğini bekleyip göreceğiz ama ben buradan biraz kehanetlerde bulunup bu futbolcunun Fenerbahçe’ ye çok faydalı olacağını ilk yazanlardan birisi olmaktan gurur duyuyorum. Tabi ki bu iki transferde her ne kadar iyi olsalar da büyük bir şüpheyi de aklıma getirmiyor değiller. Malumunuzdur ki Güney Amerika kökenli futbolcular yurt dışı transferlerinde uyum problemi yaşarlar. Fenerbahçe için en büyük handikap da burada vuku buluyor. Her iki futbolcu da futbol hayatlarını Brezilya’ da sürdürmüş ve yurt dışı deneyimi yaşamamış. Bu durum futbollarına ne kadar yansır? Açıkçası bu şimdilik karşımızda duran en büyük soru işareti. Umarım bu sorularımıza en kısa zamanda olumlu yönde cevap alırız. Hem Fenerbahçe camiasına hem de Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun.