Toz düşerse ıslak kirpiklerine çamur olur
Sahilde açan çiçeklerden habersiz
Çalışır durursun bu çorak topraklarda
Peki ne için , kimin için?
Değer mi nasır tutmuş ayaklarınla kızgın kuma basmaya?
Körleşmiş gözlerinle daha ne kadar bakacan toprağa?
Gök sensiz ne yapar , peki ya sen göksüz?
Her nefesinde bir eda saklı be dostum
Kuşlar tepende uçuşurda kıskanırsın onları
Dudakların kurumuş gibi suya hasretsin
Saçların karışmış , seni beğenmez olmuş kızlar
Kepeklerini dert etme , kim de yok ki?
Hem ne diye sanki hep soru sorulan sensin?
Bırak artık cevap vermeyi…
İşçisin sen,işçi
Kimi zaman kalleş prangalara göğüs germiş
Kimi zaman elemli gözlerin ağlamaktan şişmiş
İşçisin,duvarın ardına saklanıp ağlayarak aradığın haklarınla
Kapıyı suratına çarpsalar başın düşer önüne
Hıçkırıklara boğulursun ölüm sessizliğinde
İşçisin sen,işçi
Bir yuvan olmalı,bir evin,bir karın
Ve çocukların olmalı,her akşam dizlerinde uyuyan
Yorgun ellerine sarılıp senden bir şeyler uman
Her akşam aç karnına yattığın bir yatağın olmalı
İşçi kokan terini sildiğin bir kadın vücudu
Sarılıp yorgunluğunu giderdiğin,öptüğün
İşçisin sen,işçi
Sil artık üzerindeki ölü toprağını
Haklarınla yaşa,aldıklarınla yetinme
Bu millet sana muhtaç,farkında ol
Komünistlik,emperyalistlik,faşistlik fayda etmez
Anlamlarını yitirir tüm bunlar
Haklarının farkında olduğun zaman
İşçisin sen,işçi
Günlüğünden selamlar sana…
Engin Sevinç
Ey Halkım
Şu an tam 43 kişi yazıları RSS ile takip ediyor. Sen de üye olmak ister misin? Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.