UCUBELERDE KALANLAR…
->
UCUBELERDE KALANLAR…
2009 sona eriyor…
İster gönüllü, ister gönülsüz olsun…
Bir şekilde, birkaç güne kadar yeni bir yıl başlayacak…
Tüm dünya yepyeni bir sayfa daha açacak tarih
kitaplarında.
Olaylarla, skandallarla…
Kimi zaman kokuşmuşluklarla, kimi zaman umut ve ümitlerle…
Tüm dünyada… Tüm yeryüzünde bir sayfa daha kapanıyor.
Yine şirin şirin mutluluk ve sevgi mesajları verilip,
Tüm dünya ve tüm dünya simgeleri ve de hatta inançları adına,
Güzellik kokulu ve tebessüme bürünmüş, “yarın” dolu hareketler
serginelecek te olsa…
Bu, insan zihninde geride kalan izleri silemiyor…
Sadece ülkemizde meydana gelen ve artık tarihin arka
sayfalarında kalan birtakım gelişmeler bile, gelecek adına
kaygı verici…
Dünya siyasetinin ise apar topar bir süreç sonrası, son dönem
ve ani olarak “soğuk savaş arenası”nda girdiği viraj….
Belki dik bir rampaya, belki de bir “ters şerit” işgaline gebe…
….
Her an ve her yerde sevginin ve tüm mutluluk abidelerinin,
tatsız depremlere kurban gittiği…
Sevgi ortamlarının içerisinde dahi fitne tohumlarını yeşerdiği…
Bağnazlıkların…
Ahlaksızlıkların arttığı…
İnanç değerlerinin zayıfladığı…
Kokuşmuş huyların, adetlerin baştacı olup, “çağdaşlık” kılığına
sokulmak suretiyle, yerine göre boy boy resimlerle…
Yerine göre dizilerle ve tv’lerle önümüze servis edildiği…
Karanlık günlere sahip bir dönemi daha geride bıraktık…
Sadece ülkemiz gelişmeleri bile göz yaşartıcı iken,
Ulusal bazda adet olsun diye sağa sola savrulan “kardeşlik, sevgi”
mesajlarının “olmazsa olmaz” kifayetinde şekillenmiş gibi
kılıklandırılarak, allı pullu halde gözümüze gözümüze sokulması,
gizli ilişkilerin, huylandırılmaması istenilen kimselerin…
Ucubelerde kalan gizli diyalogların yansıması gibi…
Bunlar sanki masal gibi…
Birisi çıkıp son 10 yılda ülkemizde işlenen cinayetlerin istatistiki
verilerini gözler önüne serse keşke!
…ve keşke yine birileri, ekonomik “firavunev-i” gerçekleri gözümüze
soksa, biz de söylenenler gözümüze girsin diye kipriklerimizi
bir aşağı / bir yukarı gersek!
Ucubelerde kalanlar gerilerde…
Çok eskilerde kalsa…
Yeni gökkuşakları doğurup, onların üzerinden aydınlık geleceklere
aksak!
….
Zor gibiler…
Hayal dünyasında kalmaları, insanlığın “el ele verememe”
hastalığı yüzünden…
Oysa böyle olmamalı hiçbir şey..
Hatta yapılan kötülük bile, iyilik görmeli karşılığında…
İnsanların aydınlık ve sevgi dolu dünyası böyle olmalı…
Oysa…
Bir palyaço çıkıp, bir başkasına çatıyor..
Sahne karışıyor…
Ben sana demiştim diyor arkadan bir cadı…
Süpürgesi çürümüş!
Bir anda ortalık “men dakka dukka!”
….
Çabuk olunsun, ortalığa güneş doğsun!
Yoksa yeni yıl hiç güzel günler getirmeyecek…
Sonra boşluğa bakacağız deli gibi…
Fitili çok kısa kıyametin…
Haydar Dağ
haydardag@gmail.com
29.12.2009